Avrupa Birliği Bayrağı

Avrupa Birliği ya da kısaca AB’nin küresel siyasette pasif kalmasından evvel ilk olarak bu örgütlenmenin küresel bir güç olup olmadığından söz etmek lazımdır. Şüphe yok ki AB tüm dünya tarafından yakından tanınan bir örgüttür. Ancak küresel güç oluşu ve dünyaya kısmen de olsa tahakkümü yalnızca ekonomik açıdan söz konusu olabilmektedir. Yoksa siyasi anlamda ya da ekonomi dışında herhangi bir alanda aktif rol oynaması halihazırda mümkün olamayacaktır. Bu nedenle siyasi açıdan küresel bir güç olduğunu ifade etmek de son derece güçtür.

Avrupa Birliği Bayrağı

Ülkelerin Şahsiyetleri Korunmaya Devam Etmekte

Siyasi anlamda Avrupa Birliği’nin pasif kalmasının en önemli sebepleri arasında şüphe yok ki ülkelerin halen daha kendi içlerinde ulusal yapılanmalarını koruyor olmalarıdır. Söz misali halen daha Almanya, İngiltere ve Romanya gibi ülkeler tüm benlikleri ile varlıklarını sürdürmektedir. Ancak bazı anlaşmalar gereği dış politikada birlikte hareket etmek durumundadırlar. Nitekim İngiltere de bu nedenle Brexit’e “Evet” demiş ve Avrupa Birliği’nin bağımsızlığını zedelediğini ifade etmiştir. Gerçekten tüm devletlerin uzlaşı içerisinde olmadıkları bir durumda ortak dış politika izlenmesi ve dolayısıyla küresel siyasette aktif olunması da söz konusu olamayacaktır.

Devletlerin Bakış Açıları En Önemli Engel

Devletlerin pek duruma pek çok zaman bakış açıları farklı olmuştur. Söz misali Avusturya Türkiye’deki terör ve mülteci sorunları hakkında farklı düşünürken, Malta bambaşka bir düşünceye sahip olabilmektedir. Hal böyle olunca da ortak bir alanda birleşmek suretiyle harekete geçmeleri söz konusu olamayacaktır. Bu gibi alanlarda oy birliğine varılan haller ise son derece sınırlıdır. Kaldı ki bunlar daha ziyade bölgesel siyaset açısından önem taşıyan hususlardan ibarettir. Aynı zamanda ülkelerin AB üyesi olmayan üçüncü ülkeler ile ilişkilerinin birbirlerinden farklı olması da küresel siyasetteki bu pasifliğin en önemli nedenleri arasında yer almaktadır.