Düzenimiz bize güç kaynağı olabilecek ve hayat kalitemizi yükseltecek bir temeldir.

Bence herkesin farkında olmadan hayatı boyunca devam ettirdiği veya ettireceği bir hayat düzeni vardır, kendimizi bulma yolunda çok kademeli alanlardan biridir, kendimiz farkederek veya farketmeyerek keşfederiz, bu konudaki görüşlerimi elbette ki tek yazıda paylaşamam çünkü benim için çok geniş ve kademelidir.

Düzen kelimesi size ne çağrıştırıyorsa ondan başlayın.

Bu her insanın yaşayacağı sancılı bir süreçtir çünkü insan her zaman düzene ihtiyaç duyan bir varlıktır, tıpkı yönetmeye ya da yönetilmeye ihtiyaç duyduğu gibi.

İstisnalar hariç dağınık bir odada, masada ders çalışmak veya iş yapmak zorlaşır. Meslek sahibi olmadan, hayata atılmadan kendimizde uydurmamız gereken bir sistematiğe ihtiyacımız, sistemi kurmak için düzene ihtiyaç var kimi zaman hissedilmese dahi…

Hayatımızın düzeni, iş düzeni veya ev düzeni, önemli olan sizin neyi istediğiniz.

Düzen, ister istemez bize güç ve motivasyon kaynağı olur, her zaman kendimizi iyi hissetmemizi sağlar, bazen boşlukta hissetmemizin sebeplerinden birisi de düzensizlik olabiliyor.

Öncelikle yine kendimizle randevulaşıp benliğimizdeki şeylerle yüzleşerek adım adım ilerleyerek zamanla tıpkı parmak izi kadar kendimize ait sistematiği oturtmalıyız. Bu her konu için geçerlidir, nasıl uyku çekeceğinizden tutun da iş hayatınızdaki performansınızı nasıl çizip yöneteceğinize kadar alansal sistematikler oluşturup bunlara sadık kalmalıyız.

Düzen, kararlılık ve çaba gerektirir, nasıl ki uyku düzenini düzeltmek isteyen bir kişi bunu istedikten sonra belki biraz daha uykusuz kalmayı göze alacaksa, düzenimizi oturtmak için bir şeylerden fedakarlık yapmak gerekebilir.

Kendi iç istişaremizi yaptıktan sonra herhangi konuda oluşturacağımız düzene doğru adımlar atmak yaşam kalitemizi artıracaktır. Bunun için önce kendimizi düşünmeli ve ona göre kararlar vermeliyiz.